Yazının Konusu: Türkiye'de sanayinin Anadolu'ya taşınması tartışması mekansal ekonometrik bir analizle incelenmiştir.
Yazıda Kullanılan Yöntem: 2024 verileri ile mekansal yatay kesit analizi gerçekleştirilmiş ve sanayinin Anadolu'ya taşınma olasılığı incelenmiştir.
Okuma Süresi: 10 dk
Türkiye tam anlamıyla bir deprem bölgesi özelliği taşımaktadır. Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) üç ay önce yayınladığı diri fay hatları raporuna göre, 45 il ve 110 ilçe aktif fay hattı üzerinde yer almaktadır. Uzunluğu 1.200 kilometre olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, 24 şehrin merkezinden geçmektedir. Bilindiği üzere, birçok bilim insanı Marmara denizinde 7 ve üzeri bir depremin her an olabileceğini ifade ediyorlar.
Türkiye'nin sanayi üretimi ağırlıklı olarak Marmara bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Bu ağırlığın boyutları, Türkiye'nin ihracatının yarısından fazlasının Marmara bölgesindeki beş ilden (İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Yalova) yapılmasından da anlaşılabilecektir.
Bu durum, olası bir Marmara depreminin ekonomik zararlarının daha da yükselmesine neden olacaktır. Bu zararlar,
- İşgücü kayıpları,
- Sanayinin ağır hasar alması ve üretim yapamaz duruma gelmesi,
- Sanayi için gerekli olan tedarik zincirinin ve lojistik altyapının hasar alması,
- Türkiye'nin sahip olduğu fiziki ve beşeri sermayenin ağır zarar alması,
Yukarıda saydığım nedenlerden ötürü sanayinin Anadolu'ya taşınması önemli bir çözüm önerisi olarak ortaya atılmaktadır.
Ayrıca haberde,
"Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) tarafından yürütülen bir başka çalışma ile Kayseri, Sivas ve Yozgat gibi illerin üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Aynı proje ile sanayi yapısının güçlendirilmesi ve bölgenin ulusal lojistik ağlara entegre edilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirildi." ifadeleri de yer almaktadır.
Plana göre, Marmara bölgesindeki sanayi deprem riskinin daha az olduğu Samsun- Mersin hattında yer alan özellikle İç Anadolu bölgesine kaydırılacaktır. Böylece,
- Olası Marmara depreminin olumsuz üretim ve ihracat etkisi azaltılacak,
- Nüfusun Marmara bölgesinden uzaklaştırılması sağlanarak can kaybı azaltılabilecek,
- Marmara bölgesindeki sermayenin (fiziki + beşeri) zarar görmemesi sağlanacak,
- Türkiye'nin üretim yapısı doğal afet açısından daha güvenli görülen bir bölgeye taşınarak korunacaktır.
- Ulaşım altyapısı
- Limanlara yakınlık
- Enerji maliyetleri
- Pazar büyüklüğü
- Devlet teşvikleri
olarak sıralanabilir.
Sanayinin bir bölgede yoğunlaşması ve kalıcı hâle gelmesi için ise:
- Kümelenme (agglomeration / clustering) etkileri,
- Bilgi ve teknoloji yayılmaları (spillover effects)
çok kritik rol oynar.
Bu kavramları açmak gerekirse;
1. Kümelenme Etkisi (Agglomeration Economies)
Kümelenme etkisi temelde üç mekanizma üzerinden işler:
a) Ölçek Ekonomileri
Aynı sektörde çok sayıda firmanın bir arada olması maliyetleri düşürür.
b) Uzmanlaşmış İşgücü Havuzu
Nitelikli işgücü bölgeye çekilir → firmalar için eşleşme maliyeti düşer.
c) Tedarikçi–Alıcı Ağı
Ara malı üreticileri, lojistik firmaları, yan sanayi gelişir.
2. Spillover Effect (Yayılma Etkisi)
Bilgi, teknoloji, yönetim pratiği ve inovasyon bölge içinde firmalar arasında yayılır. Bu özellikle:
- Ar-Ge yoğun sektörlerde
- Üniversite–sanayi işbirliği olan bölgelerde
- Aynı sektörde yoğunlaşma olduğunda daha güçlüdür.
Bu yazımda mekansal ekonometri yöntemi yardımıyla sanayinin taşınması düşünülen illerde bir kümelenme ve yayılma etkilerinin olup olmadığını belirlemeye çalıştım. Bunun için 2024 yılı verisini il bazlı olarak kullandım. Analiz mekansal ekonometrik çalışmalarda sıkça kullanılan GeoDa uygulamasıyla gerçekleştirildi.
a)Bağımlı değişken:
- İl bazlı Kişi Başına Düşen Gelir ($) (TÜİK)
- İlin Nüfusu (Kişi) (TÜİK)
- İldeki Organize Sanayi Bölgesi sayısı ( Adet) (OSBÜK)
- Sanayi rastgele dağılmıyor
- Yüksek sanayi illeri birbirine komşu
- Düşük sanayi illeri de kendi içinde kümelenmiş
Ardından bir değişkenin mekânda nerede ve nasıl kümelendiğini gösteren Cluster Map (LISA Cluster Map) analizi yapılmıştır. LISA cluster map, yerel mekânsal otokorelasyonu gösterir ve yüksek-yüksek, düşük-düşük, yüksek-düşük ve düşük-yüksek mekânsal kümelenmeleri tanımlar.
Haritanın Yorumlanması
a) High–High Kümeler (Sanayi Çekirdekleri)
Kırmızı alanlar
- Batı Anadolu / Ege hattı
- Marmara çevresi
- İç Anadolu’da Konya ve Akdeniz'de Mersin
Bunlar:
👉 Sanayi ekosisteminin oturduğu bölgeler
👉 Tedarik zinciri, uzmanlaşma, ağ etkisi olan alanlar
b) Low–Low Kümeler (Sanayi Çevresi)
Mavi koyu alanlar
Doğu’da blok halinde Low–Low var
Bu ne demek?
👉 Bu bölgelerde sanayi hem kendisinde hem komşularında zayıf
👉 Spillover potansiyeli düşük
👉 Piyasa temelli yayılma zor
c) Low–High Alanlar (Geçiş İlleri)
Açık Mor alanlar
Bu iller:
- Kendisi düşük
- Komşusu yüksek
Yani:
🔥 Low–High iller, mevcut sanayi çekirdeklerine mekânsal olarak komşu olmaları nedeniyle potansiyel geçiş bölgeleri olarak değerlendirilebilir.
Bu iller analize göre 5 adettir. Bunlar;
- Burdur
- Yalova
- Karaman
- Niğde
- Osmaniye
Bu iller;
✔ Bölgesel koridorlar üzerinde
✔ Sanayi çekirdeklerine bitişik
✔ Taşınma için mantıklı adaylar
d)High–Low Alanlar
Bu iller:
- Kendisi yüksek
- Komşuları düşük
Bunlar izole sanayi adaları.
Bu tür iller:
- Bölgesel çekim merkezi olabilir
- Ama etrafına yeterince yayılmamış
Kısacası haritada taşınması hedeflenen illerin seçiminin mantıksız olmadığı analiz bulgularına göre görülmüştür. Ancak haritada yer alan tüm illerde sanayinin yayılım etkisine rastlanmadığı da unutulmamalıdır.
NOT: Bu çalışma Türkiye'de sanayinin Anadolu'ya taşınması tartışmaları kapsamında bir fikir cimnastiği amacıyla gerçekleştirilmiştir. Belirlenen değişkenler vb. eleştiriye açıktır. Bu konuda fikirlerinizi benimle paylaşmak isterseniz memnun olurum.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder