19 Şubat 2026 Perşembe

Türkiye’de Sanayinin Anadolu’ya Taşınması: Mekânsal Bir Ön Analiz

 

Yazının Konusu: Türkiye'de sanayinin Anadolu'ya taşınması tartışması mekansal ekonometrik bir analizle incelenmiştir.

Yazıda Kullanılan Yöntem: 2024 verileri ile mekansal yatay kesit analizi gerçekleştirilmiş ve sanayinin Anadolu'ya taşınma olasılığı incelenmiştir.

Okuma Süresi: 10 dk

Türkiye tam anlamıyla bir deprem bölgesi özelliği taşımaktadır. Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) üç ay önce yayınladığı diri fay hatları raporuna göre, 45 il ve 110 ilçe aktif fay hattı üzerinde yer almaktadır. Uzunluğu 1.200 kilometre olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, 24 şehrin merkezinden geçmektedir. Bilindiği üzere, birçok bilim insanı Marmara denizinde 7 ve üzeri bir depremin her an olabileceğini ifade ediyorlar.

Marmara bölgesi Türkiye'nin en yüksek nüfusa sahip ve ekonomik faaliyetlerinin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir bölgesidir. Bölgenin nüfusu yaklaşık 25-26 milyon civarındadır ve bu Türkiye'nin toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 30'una denk gelmektedir. 

Türkiye'nin sanayi üretimi ağırlıklı olarak Marmara bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Bu ağırlığın boyutları, Türkiye'nin ihracatının yarısından fazlasının Marmara bölgesindeki beş ilden (İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Yalova) yapılmasından da anlaşılabilecektir.


Bu durum, olası bir Marmara depreminin ekonomik zararlarının daha da yükselmesine neden olacaktır. Bu zararlar,

  • İşgücü kayıpları,
  • Sanayinin ağır hasar alması ve üretim yapamaz duruma gelmesi,
  • Sanayi için gerekli olan tedarik zincirinin ve lojistik altyapının hasar alması,
  • Türkiye'nin sahip olduğu fiziki ve beşeri sermayenin ağır zarar alması,
şeklinde sıralanabilir.

Kısacası Marmara bölgesinde ortaya çıkması muhtemel bir depremin Türkiye ekonomisinde çok ağır ve belki de telafisi uzun yıllar alacak büyük bir hasara yol açacağı son derece açıktır.

Yukarıda saydığım nedenlerden ötürü sanayinin Anadolu'ya taşınması önemli bir çözüm önerisi olarak ortaya atılmaktadır. 

Yeni Şafak gazetesinin internet sitesinde 27/01/2026 tarihinde "Anadolu'ya sanayi göçü: Türkiye'ye nefes aldıracak plan için harekete geçildi" başlıklı habere göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bu konuda bir çalışma yürütmektedir. Haberde yer aldığı şekliyle,

"Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, milletvekillerinin bu konudaki sorularını cevaplarken, 64 ilde yürütülen 166 Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesi ile sanayinin Marmara dışında dengeli olarak yayılması, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi ve yerel istihdamın artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Bakanlığın hazırladığı, ‘Ulusal Sanayi Alanları Master Planı’ ile de metropollerde ve afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin Anadolu’ya dengeli şekilde yayılması amaçlanıyor." 

İlgili Habere Ulaşmak İçin Tıklayınız

Ayrıca haberde,

"Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) tarafından yürütülen bir başka çalışma ile Kayseri, Sivas ve Yozgat gibi illerin üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Aynı proje ile sanayi yapısının güçlendirilmesi ve bölgenin ulusal lojistik ağlara entegre edilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirildi." ifadeleri de yer almaktadır. 

Plana göre, Marmara bölgesindeki sanayi deprem riskinin daha az olduğu Samsun- Mersin hattında yer alan özellikle İç Anadolu bölgesine kaydırılacaktır. Böylece,

  1. Olası Marmara depreminin olumsuz üretim ve ihracat etkisi azaltılacak, 
  2. Nüfusun Marmara bölgesinden uzaklaştırılması sağlanarak can kaybı azaltılabilecek,
  3. Marmara bölgesindeki sermayenin (fiziki + beşeri) zarar görmemesi sağlanacak,
  4. Türkiye'nin üretim yapısı doğal afet açısından daha güvenli görülen bir bölgeye taşınarak korunacaktır.
Sanayinin bir bölgede faaliyet gösterebilmesi için ilk olarak, başlangıçta belirleyici olan faktörler:

  • Ulaşım altyapısı
  • Limanlara yakınlık
  • Enerji maliyetleri
  • Pazar büyüklüğü
  • Devlet teşvikleri

olarak sıralanabilir.

Sanayinin bir bölgede yoğunlaşması ve kalıcı hâle gelmesi için ise:

  • Kümelenme (agglomeration / clustering) etkileri,

  • Bilgi ve teknoloji yayılmaları (spillover effects)

çok kritik rol oynar. 

Bu kavramları açmak gerekirse;

1. Kümelenme Etkisi (Agglomeration Economies)

  Kümelenme etkisi temelde üç mekanizma üzerinden işler:

    a) Ölçek Ekonomileri

    Aynı sektörde çok sayıda firmanın bir arada olması maliyetleri düşürür.

    b) Uzmanlaşmış İşgücü Havuzu

    Nitelikli işgücü bölgeye çekilir → firmalar için eşleşme maliyeti düşer.

    c) Tedarikçi–Alıcı Ağı

    Ara malı üreticileri, lojistik firmaları, yan sanayi gelişir.

2. Spillover Effect (Yayılma Etkisi)

Bilgi, teknoloji, yönetim pratiği ve inovasyon bölge içinde firmalar arasında yayılır. Bu özellikle:

  • Ar-Ge yoğun sektörlerde
  • Üniversite–sanayi işbirliği olan bölgelerde
  • Aynı sektörde yoğunlaşma olduğunda daha güçlüdür.

Bu yazımda mekansal ekonometri yöntemi yardımıyla sanayinin taşınması düşünülen illerde bir kümelenme ve yayılma etkilerinin olup olmadığını belirlemeye çalıştım. Bunun için 2024 yılı verisini il bazlı olarak kullandım. Analiz mekansal ekonometrik çalışmalarda sıkça kullanılan GeoDa uygulamasıyla gerçekleştirildi.

Veri Seti: 2024 İl bazlı veriler

Kullanılan Değişkenler:

a)Bağımlı değişken: 

Toplam Girişim Sayısı (Sanayi) 

Bu değişkene itiraz edilebilir ancak TÜİK'te sanayi alanında il bazlı olarak sağlanan tek veri olması nedeniyle bu değişken alındı.

b)Bağımsız değişkenler: 

  • İl bazlı Kişi Başına Düşen Gelir  ($) (TÜİK)
  • İlin Nüfusu (Kişi) (TÜİK)
  • İldeki Organize Sanayi Bölgesi sayısı ( Adet) (OSBÜK)
İlk olarak bir değişkenin mekânda rastgele mi dağıldığını, yoksa kümelenme gösterip göstermediğini ölçen Moran's I testi yapıldı. Bu test sonucu mekânsal otokorelasyon katsayısıdır. Bir değişkenin komşu birimler arasında benzerlik derecesini ölçmektedir. 

Moran’s I = 0.308 olarak bulunmuştur. Türkiye’de sanayinin anlamlı bir mekânsal kümelenme sergilediği görülmektedir. 

Bu sonuç şunu söylemekte;
  1. Sanayi rastgele dağılmıyor
  2. Yüksek sanayi illeri birbirine komşu
  3. Düşük sanayi illeri de kendi içinde kümelenmiş
Bu da şu anlama gelmekte:

Türkiye’de sanayi mekânsal olarak anlamlı ve belirgin bir coğrafi desen izlemektedir. Sanayi dağılımı komşuluk ilişkileriyle bağlantılıdır ve mekânsal bağımlılık göz ardı edilemez. Türkiye’de sanayi coğrafyası “çekirdek–çevre” yapısı gösteriyor.

Ardından bir değişkenin mekânda nerede ve nasıl kümelendiğini gösteren Cluster Map (LISA Cluster Map) analizi yapılmıştır. LISA cluster map, yerel mekânsal otokorelasyonu gösterir ve yüksek-yüksek, düşük-düşük, yüksek-düşük ve düşük-yüksek mekânsal kümelenmeleri tanımlar.


Haritanın Yorumlanması

a) High–High Kümeler (Sanayi Çekirdekleri) 

Kırmızı alanlar

  • Batı Anadolu / Ege hattı
  • Marmara çevresi
  • İç Anadolu’da Konya ve Akdeniz'de Mersin

Bunlar:

👉 Sanayi ekosisteminin oturduğu bölgeler

👉 Tedarik zinciri, uzmanlaşma, ağ etkisi olan alanlar

b) Low–Low Kümeler (Sanayi Çevresi)

Mavi koyu alanlar 

Doğu’da blok halinde Low–Low var

Bu ne demek?

👉 Bu bölgelerde sanayi hem kendisinde hem komşularında zayıf

👉 Spillover potansiyeli düşük

👉 Piyasa temelli yayılma zor

c) Low–High Alanlar (Geçiş İlleri)

Açık Mor alanlar

Bu iller:

  • Kendisi düşük
  • Komşusu yüksek

Yani:

🔥 Low–High iller, mevcut sanayi çekirdeklerine mekânsal olarak komşu olmaları nedeniyle potansiyel geçiş bölgeleri olarak değerlendirilebilir.

Bu iller analize göre 5 adettir. Bunlar;

  1. Burdur
  2. Yalova
  3. Karaman
  4. Niğde
  5. Osmaniye

Bu iller;

✔ Bölgesel koridorlar üzerinde

✔ Sanayi çekirdeklerine bitişik

✔ Taşınma için mantıklı adaylar

d)High–Low Alanlar

Bu iller:

  • Kendisi yüksek
  • Komşuları düşük

Bunlar izole sanayi adaları.

Bu tür iller:

  • Bölgesel çekim merkezi olabilir
  • Ama etrafına yeterince yayılmamış
 SONUÇ

İki haritayı incelediğimizde, sanayinin taşınmasının hedeflendiği bölge ile High–High alanlardaki yani kırmızı olan Konya ve Mersin'in ve Low–High Alanlardaki yani açık mor olan Karaman, Niğde illerinin tam olarak örtüştüğü görülmektedir. 


Kısacası haritada taşınması hedeflenen illerin seçiminin mantıksız olmadığı analiz bulgularına göre görülmüştür. Ancak haritada yer alan tüm illerde sanayinin yayılım etkisine rastlanmadığı da unutulmamalıdır. 

Analiz bulguları, sanayinin belirli geçiş bölgelerinde genişleme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi için bölgesel politika araçlarının koordineli biçimde uygulanması gerekmektedir. 

NOT: Bu çalışma Türkiye'de sanayinin Anadolu'ya taşınması tartışmaları kapsamında bir fikir cimnastiği amacıyla gerçekleştirilmiştir. Belirlenen değişkenler vb. eleştiriye açıktır. Bu konuda fikirlerinizi benimle paylaşmak isterseniz memnun olurum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Türkiye’de Sanayinin Anadolu’ya Taşınması: Mekânsal Bir Ön Analiz

  Yazının Konusu: Türkiye'de sanayinin Anadolu'ya taşınması tartışması mekansal ekonometrik bir analizle incelenmiştir. Yazıda Kulla...